1- Yeşil kart almak isteyen
kişi herhangi bir sosyal güvenlik kapsamında
olmayacak. (SSK,BAĞ-KUR lu ve Emekli Sandığı)
ayrıca aylık fert başına düşen geliri 126,70-YTL
nin altında olacak.
2- Yeşil kart almak isteyen
vatandaş, Yeşil Kart Bürosuna bir dilekçe ve
kimlik fotokopisi ile başvuracak.(İlk başvuruda
ayrıca müracaat formunu da dolduracak. Müracaat
formu Yeşil Kart Bürosundan temin edilebileceği
gibi Köy ve Mahalle Muhtarlıklarından da
alınabilir.)
3-Müracaat
tarihinden itibaren 15 gün içinde araştırma ve
incelemesi tamamlanan dosya ilk İlçe idare
kurulu toplantısı gündemine alınarak karara
bağlanır.
NÜFUS CÜZDANLARI
Nüfus Cüzdanı Alma Yükümlülüğü:
Nüfus aile kütüklerine kayıt edilen her Türk
Vatandaşına bir nüfus cüzdanı verilir. Nüfus cüzdanı
yenileme ve kayıptan almak için, ikamet ettiği yer
muhtarlığınca düzenlenen fotoğraflı Nüfus Cüzdanı
Kayıp ve Değiştirme Belgesi ve l fotoğraf ile
birlikte nüfus idaresine baş vurulur.
Nüfus cüzdanı kayıp ve değiştirme belgesine
yapıştırılan fotoğraf ile Nüfus Müdürlüğüne ibraz
edilen fotoğrafın aynı olması ve nüfus cüzdanı alma
anındaki halini yansıtan en son altı ay içerisinde
çekilmiş olması, ayrıca erkeklerin baş açık tam
cepheden, kadınların ise alın ve çeneleri açık olmak
üzere baş örtülü fotoğrafı kabul edilir. Nüfus
cüzdanları imza karşılığında, reşit olanların
kendilerine, küçüklerin ise ana, baba, veli veya
vasilerine verilir.
AİLE CÜZDANLARI
Aile Cüzdanı Alma Yükümlülüğü:
Evlenen her çifte evlenmenin yapıldığı sırada
Evlendirme Memurluğu tarafından yada önceden
evlenenler ile aile cüzdanını kayıp eden veya
yenilemek isteyenlere Nüfus Müdürlüğü tarafından bir
aile cüzdanı verilir.
Aile Cüzdanı kayıp edenler veya değiştirmek
isteyenler kendisi ve eşinin fotoğrafının
yapıştırıldığı Aile Cüzdanı Kayıp ve Değiştirme
belgesini ikamet ettiği yer muhtarlığına tanzim
ettirerek, kendisi ve eşine ait ikişer adet fotoğraf
ile birlikte Nüfus Müdürlüğüne müracaat ederek aile
cüzdanı alabilirler.
Evlenen kişiler kendileri ve çocuklarının kişisel ve
medeni hallerinde meydana gelen değişiklikleri, yeni
doğumları ve ölümleri bu cüzdanlara işletmekle
yükümlüdürler.
a) Bildirim Zorunluluğu ve Süresi:
Her doğum olayının, olayın olduğu yer veya ilgili
nüfus idaresine doğumdan itibaren bir ay içerisinde
bildirilmesi zorunludur.
b) Bildirim Yükümlülüğü:
Doğum olayının baba, anne, bunlar yoksa veya
kısıtlı, tutuklu ve hastalık gibi nedenlerle
bildirim yapamayacak durumda olması veya orda
bulunmaması hallerinde, çocuğun veli veya vasisi
bildirmekle yükümlüdür. Resmi vekiller de açıkça
yetkili olmak kaydıyla müvekkilleri adına bildirimde
bulunabilirler.
c) Bildirim Şekli:
Doğum olayı sözlü olarak bildirilir. Bildirim,
çocuğun baba veya annesinin nüfus cüzdanı ile varsa
doğuma ait resmi belge veya raporlar ile yapılır.
d) Çocuğun adı:
Çocuğun adım ana ve babası koyar. Ancak, milli
kültürümüze, ahlak kurallarına, örf ve adetlerimize
uygun düşmeyen veya yasaya aykırı ya da kamuoyunu
inciten adlar konulamaz.
ÖLÜM
a) Bildirim Zorunluluğu ve Bildirilecek Nüfus
Müdürlüğü:
Ölüm olaylarının, ölümün meydana geldiği, ölüm yeri
bilinmezse cesedin bulunduğu taşıt araçları içindeki
ölümlerde ise ölünün taşıttan çıkarıldığı yer nüfus
idaresine bildirilmesi zorunludur. Ölüm olayı
Hastanede meydana gelmişse ölüm tutanakları burada
yetkili kişilerce tanzim edilerek o yer nüfus
idaresine, nüfus idaresi de kayıtlı olduğu nüfus
idaresine göndermekle yükümlüdür. Ölüm olayı evde
(şehirde) meydana gelmişse en yakın Sağlık Ocağı
Tabipliğince ölüm tutakları tanzim edilerek nüfus
idaresine bildirilir. Ölüm olayı Köy de meydana
gelmişse, Köy Muhtarı tutanakları tanzim ederek
nüfus idaresine bildirmekle zorunludur.
b) Ölümün Nüfus İdarelerine Bildirilmesinde Süre ve
Usul:
Ölüm olaylarının bildirilmesi, yetkili makam ve
görevlilerce örneğine uygun olarak düzenlenmiş ölüm
tutanaklarının, ölüm veya ölüm haberinin alındığı
tarihten itibaren en geç 10 gün içerisinde ilgili
nüfus idaresine verilmesi veya gönderilmesi
suretiyle yapılır. Ölüm tutanaklarına ölenin nüfus
cüzdanı da eklenir.
CENAZE ve DEFİN İŞLEMLERİ İÇİN GEREKEN BELGE ve
İŞLEMLER LİSTESİ
Belediye doktoru tarafından Ölüm Raporu verildi ise,
ölen vatandaşın Nüfus Cüzdanı
Adli ölüm vakalarında, savcılık ve adli tabipten
gelen defin ruhsatı (Ölüm Raporu)
Vatandaş tedavi aşamasında öldü ise, hastane
belgeleri ve defin ruhsatı gerekmektedir.
Not 1 : Ölen vatandaş başka yerde defin yapılacaksa,
nakil işlemleri Belediyeler tarafından yapılıyor.
Not 2 : Mezar yerinin alınması işlemi Belediyede
yapılıyor.
a)
Bildirim yükümlülüğü ve süresi:
Evlenmeye karar veren kişiler bulundukları yer
itibari ile (Köy Muhtarlıklarına veya Belediye
Başkanlığı Evlendirme Memurluğuna) birlikte müracaat
ederek evlilik işlemlerini başlatırlar.
b) Müracaatta İstenilen Belgeler:
1- Evlenmek isteyen kadın ve erkeğin nüfus
cüzdanlarının aslı.
2- 6 şar adet fotoğraf.
3- Evlenmek isteyen kadın ve erkeğin sağlık
raporları.
4- Nüfus Müdürlüğünden çıkartılacak nüfus kayıt
örnekleri.
Evlendirme Memurları akit tarihinden itibaren bir ay
içerisinde evlenme evraklarını o yer nüfus idaresine
bildirmekle yükümlüdür.
Ülkemizde, evlilik işlemleri Türk Medeni Kanunu ve
Evlendirme Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.
EN ERKEN NE ZAMAN EVLENİLEBİLİR?
Erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça
evlenemez.
On sekiz yaşını doldurmamış, on yedi yaşını doldurmuş
küçükler yasal temsilcinin izniyle evlenebilirler.
Ancak, hakim olağanüstü durumlarda on altı yaşını
doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin
verebilir. Eğer mümkünse karar öncesi anne ve/veya
baba ya da vasiyi dinler.
KİMLER, HANGİ DURUMLARDA EVLENEMEZ?
Ayırt etme gücüne sahip olamayanlar evlenemez (Ancak
kısıtlılar yasal temsilcinin izniyle evlenebilir)
Hısımlık bağı olanlar evlenemez.
Önceki evliliğin sona erdiğini ispat edemeyenler;
gaiplik durumunda, evliliğin feshine dair mahkeme
kararı almayanlar evlenemez.
Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona
ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe
evlenemez.
(Ancak doğurduğunda bu süre biter. Kadının önceki
evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya
evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle
evlenmek istemeleri halinde mahkeme bu süreyi
kaldırır)
Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca
bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla
anlaşılmadıkça evlenemezler.
Evlenmeye engel hastalığının bulunmadığını, resmi
sağlık raporu ile belgelendirmeyenler evlenemezler.
EVLENMEK İÇİN NEREYE, NASIL VE HANGİ BELGELERLE
BAŞVURULUR?
Birbiriyle evlenecek erkek ve kadın, içlerinden
birinin oturduğu yer evlendirme memurluğuna birlikte
yazılı veya sözlü olarak başvururlar.
Başvuru, kadın ve erkek veya onların vekillerince
örneğine uygun olarak düzenlenmiş ve imza edilmiş
olan "Evlenme Beyannamesi"
(ön sayfayı görmek için lütfen tıklayın)
(arka sayfayı görmek için tıklayınız)
ile yapılır.
Başvuru sırasında her iki tarafın birlikte olması
halinde imzaların onaylanması, başvuruyu kabul eden
memur tarafından yapılır.
Sözlü başvuru durumunda, sözlü başvuru evlendirme
memuru huzurunda evlenme beyannamesine geçirilerek
taraflarca imzalanır; evlendirme memurları
tarafından imzalar onaylanır.
Başvuru sırasında taraflardan birinin bulunmaması ve
evlenme beyannamesini imza etmiş olması halinde bu
beyannamedeki imzanın köy veya mahalle muhtarları,
noterler, evlenecekler işçi veya memur ise, dairesi
amirlerince onaylanmış olması şarttır.
Evlenecek kişi, düzenlenecek özel vekaletname ile de
evlenme işlemlerini yürütebilir.
Fotoğraflı nüfus cüzdanı gösterilmesi şarttır. Nüfus
Müdürlüğünden alınan nüfus kaydı örneği (görmek için
lütfen tıklayın) evlendirme memurluğuna verilir.
Evlenme Beyannamesi
Evrak belediye evlendirme biriminden alınır. Dört
örnek olarak düzenlenir. Bu formda silinti ve
karalama yapılmaması gerekmektedir. Evlenmeyle
ilgili mahkeme kararı varsa bunlar beyannameye
eklenir.
Dörder Adet Vesikalık Fotoğraf
Verilecek dörder adet fotoğrafın inkılap kanunlarına
uygun kıyafet içerisinde baş açık, cepheden ve başın
yüz ile alın kısımlarını tamamen gösterir şekilde
çektirilmiş olması gerekir. Kadınların, yüz ve alın
kısımları açık olmak kaydıyla başörtü ile çekilmiş
fotoğrafları kabul edilebilir.
Evlenmeye Engel Hastalığının Bulunmadığını Gösteren
Sağlık Raporu
Evlendirme memurluğu başvuru üzerine, bir form
doldurarak, evlenecekleri, evlenmeye engel
hastalığının bulunmadığının belirlenmesi için resmi
sağlık kuruluşlarına gönderir. Hükümet tabibi
tarafından verilmiş sağlık raporları ve ayrıca
hükümet tabibinin gerek duyması durumunda, evlenecek
kişilerde akıl hastalığı olup olmadığını, varsa
evlenmesinde tıbbi sakınca olup olmadığını gösteren
"resmi sağlık kurulu raporu"
(ön sayfayı görmek için lütfen tıklayın)
(arka sayfayı görmek için tıklayınız)
alınarak evlendirme memurluğuna verilmelidir.
Evlenme Ehliyet Belgesi
Evlendirme memuru başvuranların medeni hallerinde
kuşkuya kapılırsa ilgililerin kayıtlı bulunduğu yer
nüfus idaresinden "evlenme ehliyet belgesi"
(ön sayfayı görmek için tıklayın)
(arka sayfayı görmek için tıklayınız)
isteyebilir.
Rıza Belgesi
16 yaşını doldurmuş erkek ve kadınlar ancak hakim
kararıyla ; 17 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını
doldurmamış erkek ve kadınlar yasal temsilcilerinin
izni ile evlenebilir.
Yasal temsilcilerinin izni gereken bu durumda;
a. Evlenme Beyannamesinin arkasındaki "rıza belgesi"
doldurulmalıdır. Ana ve babanın veya vasinin
imzasının bulunduğu bölüm ya yetkili merciler
tarafından onaylanmış olacaktır ya da rıza belgeleri
ana ve baba veya vasi tarafından bizzat evlendirme
memurunun huzurunda da imzalanacaktır ki bu takdirde
imza onaylaması evlendirme memurunca yapılır.
b. Ana ve babadan birinin ölmüş olması durumunda sağ
olan veya boşanma halinde velayet verilmiş olan
tarafın imzası yeterlidir.
c. Rıza belgesi vasi tarafından imza edildiği
takdirde vasi tayinine dair mahkeme kararı istenir
ve dosyaya eklenir.
BİR KADIN EVLENDİKTEN SONRA DA KENDİ SOYADINI
KULLANMAK İSTİYORSA NE YAPMALIDIR?
(Bu hakkın dayanağı Türk Medeni Kanunun 187.
maddesidir), belediye evlendirme memurluğuna, yazılı
olarak başvurulması gerekir. Böylece, kadın,
kocasının soyadı önünde önceki soyadını da
kullanabilir.
BİR TÜRK'ÜN BİR YABANCI VEYA İKİ YABANCININ
BİRBİRLERİYLE TÜRKİYE'DE EVLENME KOŞULLARI NELERDİR?
Türkiye'de bir Türk vatandaşı ile bir yabancı veya
aynı devlet vatandaşı olmayan iki yabancı ancak
yetkili Türk evlendirme memuru önünde
evlenebilirler.
Yabancıların evlenme isteklerine dair müracaatları
evlendirme memurluğunca kabul edilerek, bu
yönetmeliğin Türk vatandaşlarının evlenmeleri
hakkındaki esas ve usul hükümleri yabancılar için de
uygulanır.
Yabancı uyruklu tarafın bağlı olduğu konsolosluktan
evli olmadığını gösteren Türkçe "Evlenme Ehliyet
Belgesi" alınacaktır. Evlenme ehliyet belgesinin
getirtilmesi konusunda evlendirme memurları yabancı
devlet başkonsoloslukları ile doğrudan yazışma
yapabilecekleri gibi, Genel Müdürlük aracılığıyla da
bu belgeleri getirtebilir.
Aynı devlet vatandaşı olan iki yabancı kendi milli
kanunu yetki vermiş olduğu takdirde, o devletin
Türkiye'deki temsilcilikleri önünde evlenme
yapabilecekleri gibi Türk makamları önünde de
evlenebilirler.
Hazırlanan evraklar ile ilgili belediyenin
Evlendirme Birimi'ne başvuru yapıldığında,
evlendirme işlemleri bu birim tarafından
gerçekleştirilecektir.
EVLENMENİN OTURULAN YERDEN BAŞKA YERDE
YAPILMASININ KOŞULLARI NELERDİR?
Dosyanın incelenmesi sonucunda evlenmeye engel bir
hali bulunmadığı ve belgelerinin tam olduğu
anlaşılan çiftlere, istekleri durumunda, evlenme
beyannamesinin izin belgesi onaylanarak verilir.
Bu belgeyi alan çiftler yurt içinde veya dışında
evlendirmeye yetkili makam huzurunda, ayrıca bir
dosya düzenlenmesine gerek kalmadan evlenebilirler.
Evlendirme izin belgesi düzenlendiği tarihten
itibaren 6 ay geçerlidir.
EVLİLİK SONRASI NE TÜR BİR BELGE
VERİLMEKTEDİR?
Evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru eşlere
bir aile cüzdanı verir.
EĞER İSTENİRSE DİNİ TÖREN NE ZAMAN YAPILABİLİR?
Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dini töreni
yapılamaz. Aksi davranış Türk Ceza yasasında suç
sayılmıştır
Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi
Hakkındaki 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve
Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre aşağıdaki
olay ve durumlar 3091 sayılı Kanunun uygulanmasında
taşınmaz mala tecavüz veya müdahale sayılır:
a) Bahçe, tarla ve arsa gibi arazi üzerinden devamlı
olarak gelip geçmek suretiyle zilyedin taşınmazdan
istifade etmesine engel olmak,
b) Ekim ve dikimde bulunmak,
c) Bir hak iddia ederek tarla veya bahçedeki mahsulü
biçmek, toplamak,
d) Başkasının taşınmaz malına taş, toprak, ağaç, gübre
ve benzeri şeyleri bırakmak suretiyle zilyedin
taşınmazdan istifade etmesine engel olmak,
e) Sulama veya içme sularından, su kuyularından,
sarnıçlardan, su yollarından, su borularından ve
arklarından yararlanmayı engellemek,
f) Başkasının arazisi üzerinde su geçirmek üzere ark
açmak,
g) Temel açmak, hendek kazmak, bina yapmak,
h) Yukarıda sayılanlara benzer diğer davranışlarda
bulunmak.
Müşterek veya İştirak Halinde Mülkiyetten Doğan
Zilyetlik
Bir taşınmaz mal üzerinde birden fazla kişilerin bir
arada zilyet oldukları müşterek veya iştirak halinde
mülkiyet hallerinde, yani anlaşmazlığa düşenlerin
taşınmazda hissedar olmaları halinde, o taşınmazı fiilen
tasarruf edenin zilyetliğinin hem diğer hissedarlara,
hem de üçüncü şahıslara karşı korunması esastır. Bu gibi
durumlarda (müşterek hissedarlıktan) söz edilerek 3091
sayılı Kanunun olaya uygulanmaması yoluna gidilemez.
Taşınmazın miras yoluyla birden çok mirasçıya kalması
halinde de bu Kanuna göre tecavüz veya müdahalenin
önlenmesi ile ilgili başvurular kabul edilir ve eylemli
olarak zilyetliklerini sürdürenlerin zilyetlikleri hem
diğer mirasçılara hem de üçüncü şahıslara karşı korunur.
Ortaklık ve Kira Sözleşmesi
Taşınmaz mal üzerindeki anlaşmazlığın ortaklıktan veya
kira sözleşmesinden kaynaklanmış olması idarenin
taşınmaza eylemli olarak kimin veya kimlerin zilyet
olduklarını araştırarak karar vermesine engel değildir.
Ortaklığın veya kira sözleşmesinin sona erip ermediği,
bulunduğu aşamada geçerliliği olup olmadığı adli
yargının çözümleyeceği üstün hak iddiası niteliğindedir.
Damlı Yapı ve Fuzuli İşgal
Konut, dükkan, depo, ahır gibi damlı yapılarda bu
Kanunun uygulanabilmesi, taşınmazın fuzulen işgal
edilmiş olmasına bağlıdır.
Fuzuli işgal
Bir taşınmazı, sahibinin izin ve rızası olmayarak işgal
etme, başka bir deyişle; bir taşınmazın maliki veya onun
yerine bu konuda işlem yapmaya yetkili vekil veya
mümessil gibi kimselerle hukuki bir bağlantı kurmadan
rıza dışı, henüz boşaltılmamış veya herhangi bir suretle
boşalan damlı bir yapıya, eylemli bir durum yaratarak
kendiliğinden girme durumudur.
Başvuru
Taşınmaz mala yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi
için yetkili makamlara başvurmaya o taşınmaz malın
zilyedi yetkilidir. Zilyed birden fazla ise içlerinden
birinin başvurması yeterlidir.
Kamu idareleri, kamu kurumları ve kamu kuruluşları ile
tüzel kişilerin başvuruları, taşınmaz malın ait olduğu
idare, kurum, kuruluş veya tüzel kişinin yetkilisi
tarafından yapılır.
Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya
müdahalelerde, köy halkından herhangi biri de yetkili
makama başvuruda bulunabilir.
Başvurular bir dilekçe ile merkez ilçelerde Valiliklere,
ilçelerde Kaymakamlıklara bizzat veya kanuni
temsilcileri tarafından yapılır.
Kan hısımları ile sihri hısımlar tarafından zilyed adına
yapılan başvurular işleme konulmaz.
Posta ile yapılan başvurular üzerine, başvurunun kanuni
süresi içinde bizzat veya kanuni temsilcisi tarafından
yapılması gerektiği başvuru sahibine yazılı olarak
duyurulur.
Köye Ait Taşınmaz Mallara Yapılan Tecavüz veya
Müdahalelerde Başvuru
Köy tüzel kişiliğine ait tapulu veya tapusuz her nevi
taşınmaz mala yapılan tecavüz veya müdahalelerde köyün
kanuni temsilcisi olan köy muhtarının başvurması
esastır. Ancak o köyde oturan köy halkından herhangi
biri tarafından yapılan başvurular üzerine de yetkili
makam tarafından soruşturma yapılır.
Başvuruda Bulunma Süresi
Yetkililerin tecavüz veya müdahalenin yapıldığını
öğrendikleri tarihten itibaren 60 gün içinde idari
makama başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Ancak,
tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl
geçtikten sonra bu makamlara başvuruda bulunulamaz.
Posta ile yapılan başvurular, başvuru için Kanunun
öngördüğü süreleri durdurmaz.
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle
menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara bu Kanunun
yürürlüğe girdiği 15/12/1984 tarihinden sonra yapılan
tecavüz veya müdahalelerde başvuru için süre aranmaz.
Ücretler
Müracaat eden kişi:
2 adet memur harcırahı
1 infaz memuru harcırahı
2 defa olay yerine gidip gelmek üzere tutacağı araba
ücretini ödemek zorundadır.
Başvuru şikayetçi lehine sonuçlanırsa; masrafları karşı
taraftan (gerekirse icra yoluyla) tahsil eder.
Başvuru şikayetçi aleyhine sonuçlanırsa; masraflar kendi
üzerinde kalır, ikinci defa olay yerine gidilmeyeceği
için araba ücreti 1 sefer tahakkuk eder.